
BİJUTERİ
Bijuteri, son yılların en hızlı büyüyen sektörlerinden biri.
Sürekli yeni markalar sektöre girerken eskiler de hız kesmeden büyüyor.
Bijuteri sektörü, 500 milyon liranın üzerinde bir büyüklüğe sahip. Her yıl
ortalama yüzde 20 – 30 arasında bir büyüme gösteren sektör artık kabına
sığmıyor. Şirketlerin yurt dışı ataklan sayesinde dış ticaret hacmi de 250
milyon dolara ulaştı. İtalya başta olmak üzere birçok Avnıpa ülkesine ihracat
yapan şirketlerin rotasında; Kuzey Afrika, Orta Doğu, Arap ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri
de bulunuyor.
Bijutericiler ve Aksesuarcılar Derneği (BIJUDER), son
dönemde Türkiye’deki üreticileri dünyadaki global firmalarla bir araya getirmek
amacıyla tanıtım çalışmalarına da hız verdi.
1. Kadınlar geçmişte altın ve gümüş takı ve aksesuarları
tercih ederken bugün gerek fiyatların düşüklüğü, gerekse çeşit zenginliği
açısından imitasyon ürünlerine daha çok para harcıyor.
2. Takı ve aksesuar firmaları, modanın
değişimine büyük bir hızla ayak uydurarak çekim alanı yaratmayı başarıyor.
3. Özellikle Anadolu önemli bir büyüme potansiyeline sahip.
4. Kâr marjının 3 haneli rakamlara kadar çıkması sektörü
cazip kılan etkenler arasında.
Yatırım maliyeti kiralama giderleri hariç 50 bin ile 150 bin
lira arasında değişiyor. Bu işe yatırım yapmak isteyenlerin mağazalar için
işlek caddeleri ve AVM’leri tercih etmesi gerekiyor.
Bijuteri sektörüne profesyonel ortaklarla girmek riski daha
da aşağı çekebilir.
Zira şirketlerin markalaşarak büyümeyi tercih ettiği
sektörde franchising sistemine olan talep de artmış durumda. Euromoda,
Assortie, Sette, Next Accessory, Takıştır Bijuteri, The She, Takicim,
Black&White, Jeune&Belle, Dia Titanium, Accessorize öne benimyazim.com çıkan
markalar arasında yer alıyor. Şirketlerin bayilik koşullan değişiklik
gösterirken bazı firmalar franchise giriş ücreti talep etmiyor.
Bijuteri ve Aksesuarcılar Derneği Başkanı Eyüp Uğur
“Kâr marjlarındaki yükseklik yatırımcının ilgisini çekiyor.
Son yıllarda sektörde birçok yeni marka ortaya çıktı ve bu markalar da
franchise vererek zincirleşmeye başladılar!’
Euromoda Genel Müdürü Ceyhun Türkgenç
“Düzenlenen fuarların da etkisiyle sektör son beş yıldır
büyüyor. Biz 42 yıllık bir şirket olarak sektöre girmek isteyen firmalarla
birikimimizi paylaşıyoruz. 50 metrekarelik bir mağazayı 100 bin dolara anahtar
teslim veriyoruz. Bu işe yatırım yapılırken lokasyon çok önemli, iyi analizler
yapıp doğru noktaya yatırım yapmak gerekiyor!’
ÇOCUK GİYİM
Türkiye’de 15 yaş altındaki grup toplam nüfusun yüzde 25’ini
oluşturuyor. Bu da 19 milyonluk bir nüfus anlamına geliyor. Toplam 30 milyar TL
civarındaki Türkiye hazır giyim pazarının yaklaşık yüzde 17’si 15 yaş altı
bebek ve çocuk segmentine ait. Yani çocuk hazır giyim pazarı bugün yaklaşık 5
milyar TL düzeyine ulaşmış durumda.
Hazır giyim sektörü her yıl yüzde 1.5 oranında büyürken,
çocuk giyim sektörü yüzde 15’in üzerinde büyüme gösteriyor. Her ne kadar nüfus
artış hızı göreceli olarak bir miktar düşmüş olsa da her yıl 1.3 milyon bebeğin
doğduğu ülkemizde bu pazarın daha uzunca bir süre canlı, dinamik karakterini
koruyacağını söyleyebiliriz.
LC Waikiki pazarın lideri konumunda. Onu, Panço, Bücürük,
Blue Key gibi markalar izliyor. Aynca bu alana giren Koton, Mudo gibi birçok
marka da var. Gap Kids, Zara Kids, C &A Kids, Burberry Kids gibi yabancı
markaların ardından geçtiğimiz yıl Türkiye pazarına hızlı bir giriş yapan
İsveçli H&M de iddialı markalar arasında yerini aldı. Bir yıldır Türkiye
pazarında faaliyet gösteren Portekizli Zippy de pazarda emin adımlarla
ilerliyor. 2013’te Türkiye’de 15 yeni mağaza açmayı planlayan marka; birçok ile
franchise vermeyi hedefliyor.
Fransız ID Group altında çocuk markaları Okaidi ve Obaibi
markalan da geçen yıl Türkiye pazarına giriş yaptı. Dorimu Giyim tarafından
Türkiye’ye getirilen markaların 2015 yılına kadar 10-15 mağazaya ulaşması
hedefleniyor. Zetko Tekstil’in getirdiği Fransız çocuk giyim markası Z and Co
da önümüzdeki üç yılda 15 mağazaya ulaşmayı hedefliyor.
Bu yıl Türkiye pazarına giren ABD’li çocuk giyim markası
Gymboree’nin de büyüme planları olduğu biliniyor. Ispanyol Mayoral da
Türkiye’de 5 monobrand mağaza ve 120 satış noktasına ulaştı.
1. Türkiye’nin, perakendecilerin ilgi odağı olduğunu
söyleyen sektör temsilcileri, genç nüfusu, yüksek doğum oranı, gelecek yıllarda
çocuk giyiminde pazar büyüklüğünün artacağına işaret ediyor.
2. İletişim çağında yetişen genç nüfusumuz; ürün kalitesi
ile moda ve fiyat dengesini giderek daha bilinçli bir şekilde değerlendiriyor.
Buna kriterlere uygun fashion ürünler sunan çocuk giyim markalarının Türkiye’de
büyüme şansı yüksek görülüyor.
Bu alana üretici ya da perakendeci olarak girilebilir. Ya da
çocuk giyim sektöründe Türkiye pazar yapısına uygun görülen yabancı markaların
Türkiye temsilciliği alınabilir. Bu kanalda toptan satış da yapılabilir.
Eğer bir çocuk giyim markasının franchise’ını alarak
perakende benimyazim.com alanına girmek istiyorsanız 8o -100 metrekare
arasında bir satış alanı olan bir mağazanın yatırım maliyeti 150-250 bin Euro
arasında değiyor.
Zipyy Ülke Müdürü Joao Oliveira
“Türk müşterisinin moda sever, stil sahibi ve modem olduğuna
inanıyoruz. Bu diğer ülkelerle karşılaştırınca Zippy’nin de yatırım
stratejisine uygun. Bu pazara girmemizde Türkiye’nin ekonomik büyümesi, iç
tüketim ve genç nüfus da etkili oldu!’
LC Waikiki Stratejik Planlama | Direktörü İbrahim Arıt
“Ekonomilerin kötüye gittiği dönemlerde bile neredeyse
küçülmeyen pazarlardan birisi bebek/ çocuk hazır giyim pazarı. Franchise
vermiyoruz ama sektörde başka yatırım imkanları çok. Bu yıl 3 milyar 750 milyon
TL olan ciro hedefimizi 2013′te 4 milyar 500 milyon TL’ye çıkarmayı
amaçlıyoruz”
Kısa bir süre öncesine kadar yatırımcıların hobi olarak
gördüğü yeme içme sektörü şu sıralar adeta paylaşılamıyor. Sektör her hafta
yeni bir satın alma haberiyle çalkalanırken yabancı gruplar Türkiye’ye girmek
için yarışıyor. Doğuş Grubu’nun patronu Ferit Şahenk, Yandex Yönetim Kurulu
Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Esas Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sabancı, Demsa’nın
patronu Demet Sabancı Çetindoğan, Teknik Yapı’nın ikinci kuşak patronu Umut
Durbakayım, Aksa Jeneratör’ün sahibi Kazancı Holding Başkan Vekili Cemil
Kazancı… Hepsinin ortak noktası son dönemde yiyecek içecek işine merak sarmış
olmaları.
Elbette bugüne kadar büyük sermayenin dönüp de bakmadığı bu
sektöre dev sermaye gruplarının ginmiş olması, küçük girişimciye bu alandaki
fırsat kapılarını kapattığı anlamına gelmez. 2010’da dışarıda yeme içme oranı
ayda bir kere iken 2011’de bu oran ayda ikiye yükseldi.benimyazim.com Sektör
2012’de yüzde 15 büyürken yıllık cirosu da 7 milyar dolara ulaştı. Özellikle
temalı restoran konseptinin önümüzdeki döneme damgasını vurması bekleniyor.
1. Perakende gıda sektörü büyüdükçe, tüketicilerin
beklentileri de yükseliyor. Buna bağlı olarak da sektörde temalı restoran
artıyor. Sektörde iş yapan yatırımcılar potansiyel hedef kitlelerine yeni ve
değişik şeyler sunarak öne geçmeye çalışıyor.
2. Temalı restoranların artması hem tüketiciye farklı
deneyimler sunuyor hem de alternatiflerini çoğaltmış oluyor.
3. Kutlama ve davet kültürü gelişti. Türkiye’de
restoranlarda çeşit ve lezzetin yanı sıra hijyen de üst noktalara gelmeye
başladı. Bu durum yerli müşterilerin yanı sıra yabancı müşterilerin de ilgisini
çekiyor.
Öncelikle, bir tema belirlemekte fayda var. Bu dünya
mutfağından çeşitli lezzetler de olabilir, Türk mutfağını da kapsayabilir.
Hatta tek bir kepçe yemeği ile bile büyük bir çıkış yapabilirsiniz. Yeter ki
hizmet ve lezzet mükemmel ve ayırt edici olsun. Tabii dekorasyonda bir konsept
belirlemek de gerekiyor. Örneğin sadece av eti ürünlerine yönelik restoran
işletmeciliği yapan Urza, kamuoyu tarafından çok sevildi. İstanbul Atatürk,
Ankara Esenboğa Havalimanı, ¡DO Güzelyalı Hızlı Feribot iskelesi, İDO Yenikapı
Hızlı Feribot iskelesi olmak üzere dört noktada hizmet veren Tadında Anadoluda
yine iyi bir örnek.
Restoran açma maliyeti, restoran türüne, büyüklüğüne, tasarımına,
bulunduğu şehre ve bölgeye göre farklılık gösteriyor. Ortalama maliyet ise 50
bin ile 200 bin TL arasında değişiyor.
Urza Restoran Yöneticisi Sirel Coşar
“Restoran işinde lokasyon çok önemlidir. Öncelikle iyi bir
yerde restoranınızı açmanız lazım.
Ben son dönemde restoran açacaklara özellikle alışveriş merkezlerini tavsiye ediyorum.”
Ben son dönemde restoran açacaklara özellikle alışveriş merkezlerini tavsiye ediyorum.”
Tadında Anadolu CEO’su Sadettin Cesur
“2013′te mevcut Tadında Anadolu noktalarının gelişmesi, ürün
gamının genişletilmesi ve Anadolu’nun tüm şehirlerinden ürünleri raflarımıza
taşımak hedefimiz.”
TEMİZLİK
Tabii bu alanda yatırımcı olmak bu kadar basit değil. Fakat
yine de işe başlamak için yeteri kadar cesaret verecek bir konsepti var
temizlik sektörünün. 1960’li yıllarda temizlik sektörü ilk gelişmeye başladığı
dönemde şirketler bu üç ürünle yetiniyordu. Bugünse temizlik şirketleri
binlerce dolarlık makineler, dev yatırımlar ve yüz binlerce kişinin istihdam
edildiği entegre şirketlere dönüştü.
Sektördeki yeni trend ise entegre hizmetler. Özellikle
akıllı binaların artmasıyla rezidans ve devasa konut projelerinin, yüzme
havuzundan, çevre düzenlemesine, evcil hayvan bakımından, güvenlik ihtiyacına
kadar çok geniş bir yelpazede hizmete ihtiyaç duyması şirketlerin de yeni
alanlara atılmasını sağlıyor.
Diğer taraftan daha küçük çaplı hizmet vermek isteyenler
için de fırsatlar var. Kentleşmedeki artış, temizlik hizmetinin giderek
profesyonel hale dönüştürüyor. Dönem dönem kuş gribi, domuz gribi gibi bazı
salgın hastalıkların gündeme gelmesi de sektörü büyüten etkenler arasında. Pazarın
büyüklüğünün 250 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor.
1. Rezidans ve devasa konut projelerinin çoğalmasıyla
sektördeki temizlik şirketlerine ihtiyaç artıyor.
2. Büyük kentlerde kadınların iş hayatına daha fazla etkin
olması, evlerde de temizlik işleri için profesyonel şirketler tercih edilmesine
neden oluyor.
3. Temizlik sektörü genel temizlikten kuru temizlemeye kadar
geniş bir alanı kapsıyor.
4. Türkiye’de pazarın büyüme potansiyeli yabancı firmaların
da ilgisini çekiyor. Bu firmalar
pazarı bilen bayilerle çalışmak istiyor.
Temizlik sektöründe irili ufaklı pek çok şirket var. Bunlar
genelde bayilik yoluyla büyümeyi tercih ediyor. 1988 yılından bu yana temizlik,
güvenlik, ilaçlama ve güvenlik eğitimi alanında faaliyet gösteren Mis Şirketler
Grubu da bir süre önce franchising vererek büyüme kararı aldı. Group 7/24 ve
Jani King de bayilik veren firmalar arasında. Ayrıca sektörde öne çıkan
alanlardan biri de kuru temizleme. Bu sektörde faaliyet gösteren firmalar da
son dönemde bayilik çalışmalarına hız verdi. Böwe Clean, Dry Clean Ekspress,
Dryman, DryTurk, Eco Dry bunlardan birkaçı.
Sektörde yatırım miktarı markaya ve mağazanın büyüklüğüne
göre 50 bin dolardan başlayıp 100 bin dolara kadar çıkıyor. Kar marjı ise yüzde
70′e kadar çıkıyor. Yatırımın geri dönüşü bir yıla kadar çıkıyor.
Mis Group Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Turan
“Sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı artarken, pazarın
büyüklüğü daha şimdiden 250 milyon dolar hacme ulaştı.
Okul ve hastanelerin de hizmet alıcısı haline gelmesiyle bu rakamın katlanacağını tahmin ediliyoruz!’
Okul ve hastanelerin de hizmet alıcısı haline gelmesiyle bu rakamın katlanacağını tahmin ediliyoruz!’
Eco Dry’ın Kurucusu Şahin Akdoğan
“işletme masraflarının yüksek olmaması ve kar marjının yüzde
70’lerde olması bu sektöre ilgiyi gittikçe artırıyor. Kadınların çalışma
hayatına daha çok girmesi sektörü beslemeye devam ediyor!’
Son yıllarda hem yaratıcılığı geliştirmek, hem zihinsel ve
bedensel yorgunluğu atmak için hobilere yönelim artış eğiliminde. Artık birçok
kişi işten çıktığında ya da hafta sonları farklı aktiviteler yapıyor. Günümüzde
güzel yemek yapmak da, iyi dans etmek de özellikle çalışan kesimin başlıca
hobisi. Bunun için mutfağa ilgisi olanlar yemek kurslarının yolunu tutuyor.
Dans tutkusu olanlar da dans okullarına bakınıyor.
Durum böyle olunca hobilere ve kişisel gelişime yönelik
kurslar, malzeme satışı yapan mağazalar ciddi bir sektörün oluşmasını
beraberinde getiriyor. 2013 yılında da büyümesi beklenen kişisel gelişim ve
hobi alanlarında faaliyet gösteren birçok şirket bulunuyor. Yogha bu
şirketlerden biri. Yedi yıldır yogayı stüdyodan kurum-lara da taşıyan ve birçok
organizasyon düzenleyen Yogha, bine yakın kişiye ulaşmış bulunuyor. Şu anda
İstanbul ve İzmit’te şubeleri bulunan Yogha, 2013’te franchise vererek büyümeyi
hedefliyor. Çanakkale, İzmir, Konya, Nevşehir’e franchise vermeyi istediklerini
söyleyen Yogha’nm kurucusu Şebnem Akbulut, “Yatınmcının yoga eğitmenliği
eğitimini tamamlamış olup uluslararası geçerliliği olan bir sertifika sahibi
olması beklenmekte” diyor.
Model araba, uçak ya da tekne hobisi de son yıllarda
Türkiye’de hatın sayılır kişi sayısına ulaştı. Bu anlamda hala büyük ve
potansiyel bir pazarın olduğu düşünüldüğünde ise girişimciler için farklı bir
iş fırsatının var olduğu söylenebiliyor.
2005 yılında Türkiye’de bu alana ilgi duyan kişi sayısını
arttırmak amacıyla kurulan Promodel, bu sektörde faaliyet gösteren finnalardan.
Adana, Samsun ve İstanbul’da mağazaları bulunan şirket, 2013’te franchise
şubeler açmayı planlıyor.
Dans kurslarının önde gelenlerinden İstanbul’da iki şubesi
bulunan Burçin Orhon Akademi ise İstanbul, Trabzon, Samsun, Gaziantep, İzmir
gibi illerden yoğun franchise talebi alıyor. Akademi, 2013’te iki franchise
venııeyi hedefliyor.
1. Yoğun stres altında çalışan günümüz insanları, kaçış
noktası olarak hobilerine ağırlık veriyor. Bu da hobiye yönelik iş modellerinin
yıldızını parlatıyor.
2. Hobilere ve kişisel gelişime yönelik kurslar, malzeme
satışı yapan mağazalar ciddi bir sektörün oluşmasını beraberinde getiriyor.
Yemek, pastacılık gibi kursların eğitim programlarına
katılarak serbest girişimci olarak kendi pastanenizi ya da restoranınızı
açabilirsiniz. Çeşitli kurumlardan 3 -6 ay içerisinde alacağınız yoga
sertifikasıyla kendi işletmenizi kurabilirsiniz. Ya da bu dans, yemek,
çikolata, model araç gibi alanlarda faaliyet gösteren firmalardan franchise
alabilirsiniz.
Bir yoga kursunun yatırım tutarı 5 – 30 bin TL arasında
değişiyor. Bir yoga merkezinin franchise’nı almak isterseniz ortalama 20 bin TL
franchise bedeli vermeniz gerekiyor. Kişisel gelişime yönelik bir koçluk
merkezi açmayı düşünürseniz bunun yatırım maliyeti ise 50 -150 bin Euro
arasında değişiyor.
Çikolata Fab. Kurucusu Berrin Gürcan Alptekin
“El yapımı çikolata alanında hizmet veriyoruz.
Bu alana ilgi son dönemde artıyor. Çikolata alanında çalışmaktan keyif alan yatırımcıları bekliyoruz. 2013′te İstanbul’da beş franchise vermeyi planlıyoruz.”
Bu alana ilgi son dönemde artıyor. Çikolata alanında çalışmaktan keyif alan yatırımcıları bekliyoruz. 2013′te İstanbul’da beş franchise vermeyi planlıyoruz.”
ID Coaching Akademi Kurucusu Hatice Yıldıran
“Koçluk, kişi ve kurumlan hızlı ve kalıcı bir şekilde geliştiren
bir sistem olduğu için dünyada ve ülkemizde giderek artan bir talep görüyor. Bu
alana ilgiden çok memnunuz. 2013’te İzmir ve Ankara başta olmaz üzere birçok
ile franchise vereceğiz.
Şehirleşmenin artması, inşaat ve gayrimenkul sektörlerindeki
patlama güvenlik sektörünü hızla büyüyor. Bundan sekiz yıl önce 5188 sayılı
‘Özel Güvenlik Hizmetleri’ne dair kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte yasal
bir zemine kavuşan özel güvenlik sektörü, o günden sonra hızlı bir büyüme
sürecine girdi. Özellikle inşaat sektöründeki patlamaya paralel olarak sektör,
geçtiğimiz yıl 7 milyar TLlik büyüklüğe ulaştı. Bunun 1 milyar TL’si elektronik
teknoloji güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Önümüzdeki birkaç yılda pazarın 10
milyar liralık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor.
Merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Özel Güvenlik Şirketleri
Birliği’ne göre Türkiye, Avrupa’nın en büyük özel güvenlik sistemine sahip
ülkesi. Bu yıl yüzde 10 büyümesi beklenen pazarın çift haneli btiyüme
performansını 2013 te de sürdürmesi bekleniyor.
1. Türkiye’de penetrasyon oranları hala çok düşük. Ev
kullanımında yüzde 0.8 ve KOBİ’lerde ise yüzde 4.8 seviyelerinde seyrediyor.
2. AVM’ler, rezidans ve konut projelerinin hızla artması
güvenlik sektörünün büyümesinde en önemli etken durumunda.
3. Evlere yönelik güvenlik hizmetinin büyümesinin bir başka
nedeni ise özellikle gençlerin tek başlarına yaşamaya başlaması.
4. Evde bakıcı ile yalnız kalan çocuk ve yaşlıların
sayısındaki artış da elektronik güvenlik pazarını hızla büyütüyor.
Pazarda irili ufaklı bin 500 civarında şirket olsa da,
sektörü domine eden şirket sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini
söyleyebiliriz. Bu şirketler de zaten bayilikle büyümesini sürdürüyor.
Bu şirketlerden biri olan ve 1995′ten bu yana pazarda
faaliyet gösteren Pronet, yaklaşık 150 bin aktif güvenlik sistemiyle hizmet
veriyor.
Şu an 20 ilde 75 çözüm ortağına sahip şirket, Türkiye’nin
dört bir tarafında yeni ortaklar arıyor. Giriş bedeli alınmıyor, ilk yatırım
maliyeti yaklaşık 15 bin dolar civarında. Araç takip sistemlerinden kamera
sistemlerine kadar pazarın her alanında faaliyet gösteren Alarmnet de bayilik
veren şirketlerden biri.
Güvenlik kameraları, kayıt cihazları, parmak izi sistemleri,
yüz tanıma sistemleri gibi alanlarda Japonya’dan Yakotech ve Idprint’in Türkiye
distribütörü olan Bilmak da Türkiye’nin dört bir tarafında yeni bayiler arıyor.
Bilmak Genel Müdürü Haşim Yalçın
“Güvenlik sistemleri pazarı her yıl yüzde 20 civarında
büyüyor.
Dolayısıyla henüz doymamış bir pazardan söz ediyoruz!’
Dolayısıyla henüz doymamış bir pazardan söz ediyoruz!’
Pronet Güvenlik Genel Müdürü Metin Kastro
“Alarm pazarında ülke olarak gidileceğimiz daha çok yol var.
Şu an 250 bin alarm sistemi abone sayısı 20l6′da 700 binler seviyesine gelecek”
Bugün dünyada 200 milyar doları aşan ve geçen yıl krize
rağmen yüzde 4.4 büyüyen kozmetik pazarı, son yıllarda Türkiye’de de
büyümesiyle dikkati çeken sektörler arasında.
Türkiye’deki kozmetik sektörünün toplam büyüklüğünün 7
milyar TL’ye ulaştığı yönünde tahminler yapılıyor. Kozmetik sektöründe son
yıllarda dikkati çeken gelişmelerden biri de kozmetik perakendeciliğindeki
marka ve mağaza sayısının sürekli artması. 20’nin üzerinde şirketin
benimyazim.com yer aldığı sektörde girişimci ve çalışanlar için farklı
fırsatlar sözkonusu. Çünkü toplam 700’ün üzerinde mağazası olan ve 5 bin kişiye
istihdam sağlayan bu şirketlerin gelecek hedeflerinde mağaza sayısını artırmak
var. Bir kısmı franchise sistemiyle büyüyen bu şirketler, yatırımcılar için
girişim fırsatı yaratıyor.
Ve bugün 2 milyar dolann üzerinde bir pastayı oluşturan
kozmetik perakendeciliğinin büyüme potansiyeli yeni oyunculann ve hali
hazırdaki şirketlerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Öyle ki artık pek çok
şirket çatısı altında birden çok marka bulunduruyor ve bu markalarla
mağazalaşıyor. Özellikle de bu markalann Anadolu’da mağazalaşma atağına
geçecekleri söyleniyor.
1. Türkiye’de genç nüfusun varlığı, sektörün önündeki en
büyük avantajlarından.
2. Tüketici bilinci ile bu alana her geçen gün daha fazla
kaynak ayrılıyor.
3. Anadolu’da sektöre cazip gelen çok ciddi bir potansiyelin
varlığı.
4. Sektörün dinamizmi ve zincir mağaza kurma kabiliyetinin
yüksekliği.
5. Avrupa’da pazarın büyümesinin azalması, yeni pazarlara
olan ilgiyi artırıyor.
Bu alana üretici ya da perakendeci olarak girilebilir ya da
bir ürünün Türkiye’deki hakları alınabilir. Doğrudan satış sektöründe kozmetik
ürün satışı konusunda faaliyet gösteren şirketler bulunuyor. Kişi olarak
serbest girişimci olarak bu şirketlere katılıp ek kazanç yaratılması da söz konusu
olabilir.
Eğer bir markanın franchise’ını alarak perakende alanına
girmek istiyorsanız kiokslar için 20 bin TL, mağaza için ise 500 bin TL’yi
bulan bir yatırım gerçekleştirmeniz gerekiyor. Eğer niyetiniz doğal ürün ya da
açık parfüm satmaksa bunun için de yatırım bedeli 15 bin – 60 bin TL arasında
değişiyor.
MAC Kozmetik Türkiye Marka Müdürü Berrin Beksaç
“2013 yılı da M.A.C Kozmetik’in yoğun bir tempoda büyümeye
devam ettiği bir yıl olacak. Şu ana kadar 22 mağazamız ile Türkiye’nin beş
büyük şehrinde bulunuyoruz. 2013 yılı İçerisinde de altı ya da yedi açılış
planlıyoruz!’
Pinkar Kozmetik Eş Başkanı İzzet Pinto
“Bugün Türk kozmetik pazarı büyüme hızı ile tüm yabancı
markaları cezbediyor. Özellikle mass markette konumlanan yabancı markaların
ilgisinin devam edeceğini ve zincir perakendeciliğe yeni oyuncuların geleceğini
düşünüyorum!’
EĞİTİM
Türkiye’de kendi içerisinde 50 milyar dolarlık bir ekosistem
yaratan eğitim sektörü, 2013 yılında da büyümesini sürdürecek alanlardan.
Dershanelerin kapanması ya da özel okullara dönüşmesi ve eğitime teşvik gibi
konuların gündemde olduğu şu günlerde hem var olan yatırımcıların hem de yeni
girişimcilerin farklı yatırımlarına sahne olacak sektör.
Bu konuda en agresif hareket eden kurumlardan biri Doğa
Koleji. Bu öğretim yılına 20 yeni okul açarak giren ve 52 kampüse ulaşan Doğa
Kolejleri, 2013’te de eğitim sektöründe adından söz ettirecek kurumlardan
olacak. Girişim Sermaye Grubu Türkven’in ortak olduğu Doğa Kolejleri CEO’su
Uğur Gazanker, 2013’te Anadolu’ya 10 tane okul açacaklarını 20 tane de
franchise vereceklerini belirtiyor
Bilfen, Eyiiboğlu Koleji, Bahçeşehir Koleji, Okyanus Koleji
de bu anlamda büyümesiyle yıl içinde dikkati çekecek kurumlar arasında yer
alıyor. Ayrıca TED’in de son iki yıldır hızlandırdığı şubeleşme atağına 2013
yılında da devam etmesi bekleniyor.
Bir de zorunlu eğitim dışında alternatif eğitim
programlarıyla dikkati çeken kurumlar var. Örneğin küçük yaşta dil eğitimi
venneyi doğru bulan ve buna odaklı eğitim kurumlan… Bu konuda dünyanın en ünlü
ilkokul öncesi İngilizce eğitimi kurumu Helen Doron bunlardan biri. Anaokulu
kon-septi ile franchisingle Türkiye genelinde 200 şubeye ulaşmayı hedefleyen
şirket, bu konuda agresif şirketlerden biri. Diğer öne çıkan alternatif eğitim
metodolojisi de zihinsel işlem sistemi. Aıtık çocukların zihinsel gelişimi için
farklı metodolojiler de kullanılıyor.
1. Global rekabet nitelikli iş gücünü zorunlu kılıyor.
Kişisel eğitimin ömür boyu olması gerektiğinden hareketle eğitim sektöründeki
şirketler de çeşitleniyor.
2. Gerek dershanelerin kapanıp kolejlere dönüşmesi gerekse
eğitime teşvik beklentisi sektörün önümüzdeki dönemde hareketlenmesi
beklentisinin altında yatan en önemli nedenlerden.
3. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi bu alanda
hizmet veren kurum ihtiyacını artırıyor.
4. Her ne kadar okullarda İngilizce eğitimi verilse de dil
eğitimi için pek çok kişi hala kurslara gidiyor. Dershanelerin dönüşmesinde
değişim arayan yatırımcıların bu alana da girmesi
bekleniyor.
Eğitim alanında yatırım yapmak isteyenlerin yapacakları işe
göre yatırım maliyetleri farklılaşıyor. Abaküsle mental aritmetik sistemi üzerine
eğitim veren bir şirket kurmaksa niyetiniz 7 bin TL yeterli. Anaokulu kurmak
150 bin TL yatırım bedeli gerektiriyor. Bir kolejin franchise olmak için ise
150 bin dolar sadece franchise bedeli ödemenin yanında en az bir bu kadar daha
okul yatırımı yapmak lazım.
Doğa Koleji CEO’su Uğur Gazanker
“Anadolu’daki kolej sahiplerinden daha çok talep alıyoruz.
Koşullarını ve fiziksel koşullarını düzelten okullara 100 bin dolar franchise
bedeli ve yıllık yüzde 6-8 oranında know how bedeli alarak franchise veriyoruz.”
EFIN5T Dil Okulları Gnl. Md. Bora Gündüzyeli
“Franchising vermeye başladık. Her yıl 25 bin çocuğa Helen
Doron Anaokulları’ndan eğitim vermeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Boğaziçi
Üniversitesi Mezunları Demeği ile de birlikte Merak Eden Çocuk okullarını
açmaya başladık”







